Yüce Divan Yargılaması


GİRİŞ

Demokrasi, zaman içerisinde değişik yorumlara tabi tutulmuş, farklı şekillerde algılanagelmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki; çağdaş demokrasi yorumunda, hukuk devleti anlayışı demokrasinin vazgeçilmez bir tamamlayıcısıdır.

Hukuk devleti, başta siyasi gücün hukuk kurallarıyla sınırlandırıldığı devlettir. Hukuk devleti denilince, «hukuka bağlı devlet» anlaşılır. An­cak bu, «kanun devleti» anlamına gelmez. Demokratik olmayan anayasal devlet de bir kanun devletidir. Mutlak çoğunluğa dayanan devlet­te yasaların adaleti sağlama amacını taşıması ya da adil uygulan­ması yönetenlerin iradesine bağlıdır.

Günümüzde ülkelerin çağdaşlığı bir anlamda hukuk devleti olma yolunda aldıkları yolla ölçülmektedir. Adaletin olmadığı bir yerde hukuk devletinin varlığından hukuk devletinin olmadığı yerde de hak ve hürriyetlerinin varlığından ve güvencelenmesinden bahsedilemez.

Hukuk devleti Anayasa Mahkemesince de tartışılmış ve verdiği kararlarla hukuk devleti ilkesinin bu kapsamda devletin tüm kurumlarının hukuka bağlılığının önemine vurgu yapmıştır. Anayasa Mahkemesi bir kararında, hukuk devletini, her eylem ve işlemi hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp, yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaşıldığında geçersiz kılacağını bilen devlet olarak tanımlamıştır.

Modern demokrasilerde hukuk devleti demokrasinin temeli olarak kabul edilmektedir. Erklerin bağımsız yargı tarafından denetimi ve kurumsallaşmış bir temel hak koruması devletin hukuka bağlılığının bir gereğidir. Hukuk devletinde Devletin bütün organları Anayasa’ya ve yasalara uygun davranmalı, konumu ne olursa olsun kimse hukukun üzerinde olmamalıdır.

Aristoteles’ten günümüze, yargının bağımsız olması gerektiği konusunda ortak bir görüş bulunmakta, yargının diğer kuvvetler ve özelliklede yürütme karşısındaki bağımsızlığı hukuk devletinin varlığı için zorunlu bir unsur olarak görülmektedir.

Devamını Gör