Sık Sorulan Sorular



1) Hakkımda açılan dava olup olmadığını öğrenebilir miyim?

e-Devlet şifresini  içeren zarf, PTT Merkez Müdürlüklerinden, şahsen başvuru ile, üzerinde T.C. Kimlik numarası bulunan kimlik ibraz edilerek temin edilebilir. https://www.turkiye.gov.tr/ web adresinden girilerek, davalar dâhil kişisel bilgilere ulaşmak mümkündür.

2) Dava dosyasındaki tüm belgelere erişebilir miyim?

Ne yazık ki, kişiler açısından, dava dosyasının ayrıntılarına internetten ulaşmak mümkün değildir. Bunun için UYAP üyesi olmak gerekmektedir. Avukatlar, vekil oldukları dava dosyalarına ulaşabilmektedir.

3) Avukat tutmak zorunda mıyım?

Genel olarak avukat bulundurmak zorunlu değildir. Ancak, gereksinim duyulduğunda, bu konuda birikimli ve eğitimli olan, bunu kendilerine meslek edinen avukatlardan hukuki yardım alınmasında yarar vardır. Bir suçlama karşısında, kişinin, avukat tutma, avukat olmadan konuşmama, avukat tutacak parası yoksa kendisine avukat tayin edilmesini isteme hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. 18 yaşından küçükler ile cezasının üst sınırı 5 yıl ve üstü olan kişilerin soruşturma ve kovuşturmasında avukat bulunması zorunludur.

4) Vekâletname nasıl çıkarılır?

Bir avukatı tevkil edecek kişinin, nüfus belgesiyle birlikte noterliğe başvurması, vekil olacak avukatın TC kimlik numarasını, kayıtlı olduğu baroyu, sicilini ve adresini bildirmesi gerekmektedir.

5) Birden çok avukat tutabilir miyim?

Vekalet verilebilecek avukat sayısı konusunda mevzuatta bir sınırlama yoktur. Ancak, avukat var iken başka avukat tutmak, ya var olan avukatın muvafakatı veya düzenleyeceği yetki belgesi ile ya da azledilip yeni avukata vekaletname verilmesiyle mümkündür.

6) Dava aşamaları nelerdir?

Öncelikle, bir suç işlendiği yakınması veya bilgi edinilmesi üzerine soruşturma başlar. Soruşturma sonunda, suç işlendiğine ilişkin yeterli şüphe oluşması halinde Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenleyerek dava açar. Aksi halde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, verilen karar temyiz edilebilir. Onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler re’sen temyize tabidir. Dosya önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gelir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının düzenleyeceği tebliğname ile dosya ilgili Yargıtay Dairesine gönderilir. Daire, genel olarak yerel mahkemece verilen kararı onar veya bozar. Onanan karar kesinleşir. Bozulan karar dosya ile birlikte yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemeye gönderilir. Dairenin onama ve bozma kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itiraz edebilir, yerel mahkeme ise direnebilir.

7) Temyiz incelemesi ne kadar sürer?

Temyize tabi dosyalar sıraya konur ve arşive kaldırılır. Dava dosyalarının temyiz süresi, davanın öncelik durumuna, ilgili bölüm ve dairenin yoğunluğuna, dosyanın niteliğine bağlı olarak 5-6 ay ile 2-3 yıl aralığındadır. Tutuklu, zamanaşımı süresi yakın, önceden Yargıtayca incelenmiş vb dosyalar öncelikli kabul edilmektedir.

8) Her avukat her davaya bakar mı?

Avukatlık Yasasına göre avukat ceza, hukuk, idari her tür davaya bakabilir. Yasal anlamda bir sınıflandırma yoktur. Ancak kamuoyunda Ağır Ceza Avukatı, hukuk avukatı, idare avukatı gibi sıfatlar yakıştırılmaktadır. İşin doğrusu avukatlardaki uzmanlaşma eğilimi bu söylemi kısmen haklı da çıkarmaktadır. Zira hiç bir insan her konuyu tam bilemez. Örneğin doktorların tümünün sıfatı doktordur. Ancak kimi KBB kimi Göz uzmanıdır. Avukatlıkta da uzmanlaşma eğilimi vardır ki bu daha çok hukuki yardımda bulunabilmek için önemlidir ve gereklidir.

Sizden Gelenler


1) 3 aydır tutuklu olan bir yakınımın davası hala açılmadı, mahkemeye çıkmadı. Dosya düşer, tahliye edilir mi?

CYY’nin 101. maddesinde belirtildiği üzere, soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına sulh ceza hâkimi tarafından karar verilir. Yani yakınınız hakim karşısına çıkmış ve sulh ceza hakimi tarafından tutuklanmıştır. Tutukluluk durumuna itiraz edilebilir.

Tutuklulukta geçecek süre ise, CYY’nin 102. maddesinde yer aldığı üzere, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok iki yıl (zorunlu hallerde 3 yıla uzatılabilir), girmeyen işlerde ise en çok bir yıldır (zorunlu hallerde altı ay daha uzatılabilir). Dolayısıyla yalnızca süre nedeniyle, dava da düşmez, tahliye de olmaz. Ancak CYY’nin 108. maddesi gereğince, sulh ceza hakimi tarafından en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda re’sen veya istek üzerine karar verilir

2) Babama ait işyerini ben kiraya verdim. Kiracılar su aboneliği olmadan suyu sayaçtan geçirerek kullanmışlar. Kiracılar hakkında kaçak su kullanımından ceza davası açıldı. Babam hakkında da açılır mı?

TCY’nin 20. maddesine göre, ceza sorumluluğu şahsidir. Anlattığınız olayda, kiracı hakkında kaçak olduğunu bilerek su kullandığı için ceza davası açılması olağandır. Ancak işyerini kiraya veren de kullanan da babanız değildir. Dolayısıyla babanızın kaçak kullanım konusunda, suça katılımı söz konusu olmadıkça, hakkında dava açılmaz.

3) 2 yıl 9 ay hapis cezası aldım. Sicilim temiz olduğu halde neden paraya çevrilmedi?

TCY’nin 50. maddesinde belirtildiği üzere, kısa süreli hapis cezası (ki TCY’nin 49. maddesine göre, bir yıla kadar olan hapis cezaları kısa sürelidir), maddede belirtilen diğer koşulların bulunması halinde adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

Cezanız bir yılın üstünde olduğu için para cezasına çevrilemez.

4) Resmi evrakta sahtecilik suçundan ceza aldım. Dosya onandı. Araç muayenesi için gönderdiğimiz ruhsatta sahte mühür kullanılmış. Kanıt yok. Yardımcı olur musunuz?

Anlaşılan mahkemece verilen karar onanmak suretiyle kesinleşmiş. Dosyada yeterli kanıt olmadığını söylüyorsunuz. Bu durumda, Ceza Yargılama Yasasının 308. maddesine göre, itiraz edilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına kendiniz dilekçe verebilir veya bir avukattan yardım alabilirsiniz.

5) İş arkadaşlarıma, maiyetimdeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunduğum gerekçesiyle, 657 sy’nın 125/(B)-(g) maddesi uyarınca, hakkımda kınama cezası verilmiştir. Ceza, hukuka aykırıdır. Nasıl bir yol izleyebilirim?

657 Devlet Memurları Yasasının 135. maddesinde açıklandığı üzere, disiplin amirleri tarafından verilen kınama cezasına karşı kararın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz etmek olanaklıdır.

Başvurulabilecek bir başka yol da, idari yargıda dava açmaktır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Yasasının 7. maddesi uyarınca, idari yargıda dava açma süresi, soruşturmanın aleyhe sonuçlanmasıyla ilgili son kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gündür.

Kendiniz belirtilen yolları kullanabileceğiniz gibi, bir avukattan da yardım almanız mümkündür.

6) Ben bir öğretmenim. Okulda çocuklar beni çok seviyor. Cana yakın davranayım derken hakkımda cinsel istismar suçundan dava açıldı. Okula gidemez hale geldim. Yardımcı olur musunuz?

Ne yazık ki, cinsel istismar suçlarına önyargılı bakılabiliyor. Benzetmek gerekirse suç adından kaynaklı olarak karşılaşmaya 1-0 geriden başlıyorsunuz. Yardımcı olabilmemiz için büromuzla bağlantı kurmanız, dosyanızla birlikte gelmeniz ve yüz yüze görüşmemiz gerekir.

7) Hakkımda öldürmeye azmettirme suçundan müebbet hapis cezası verildi. Cezam da Yargıtay’da onandı. Kesinlikle ben bu suçu işlemedim. Bu aşamadan sonra yapabileceğim bir şey kalmadı diyorlar. Doğru mu?

Ne yazık ki haklı da haksız da olsanız olağan yasal yollar tükenmiş durumda. Ancak tamamen umutsuzluğa kapılmayın. Olağanüstü dediğimiz gidilebilecek yollar var. Bunlar Daire kararına karşı itiraz, Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuru ve yargılamanın yenilenmesi şeklindedir. Elbette bunların da koşulları vardır.