Atatürk Bulvarı, 167/21 , Çankaya / Ankara
0312 441 02 01 0505 937 66 70 0312 419 20 06 mail@istanbullu.av.tr www.istanbullu.av.tr
Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.

Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.

!

“Bir masumu cezalandırmaktansa on suçlunun cezasız kalması tercih edilmelidir.”

“Bir masumu cezalandırmaktansa on suçlunun cezasız kalması tercih edilmelidir.”

!

Kanunlar örümcek ağları gibidir: zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer.

Kanunlar örümcek ağları gibidir: zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer.

Balzac!

“Adalet bir kutup yıldızı gibi yerinde durur. Geri kalan her şey onun etrafında döner.”

“Adalet bir kutup yıldızı gibi yerinde durur. Geri kalan her şey onun etrafında döner.”

Konfüçyüs!

“Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkûm olmuştur.”

“Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkûm olmuştur.”

Montesguieu!

"Yalan söyleyenler doğru söyleyenlere inanmazlar."

Konfüçyüs!

Av. Mehmet İstanbullu, Ağır Ceza Avukatı

Adil yargılanma, hak arama veya iddiaya karşı savunma, insanlık tarihi içerisinde, değişikliğe uğrayarak gelişmiş, zamanla başkasının yardımından yararlanma şekline bürünmüş, nihayet günümüzdeki avukatlık mesleğini yaratmıştır.

Savunma mesleğinin eski Yunan ve Roma ile başladığı kabul edilebilir. Nitekim avukat sözcüğü, eski Yunanca’da, üstün, ayrıcalıklı ve güzel konuşan anlamına gelen “AdvoCatus” sözcüğünden gelmektedir. 

İlk dönemlerde, yalnızca özgür erkekler savunman olabiliyordu. Avukat, davanın haksızlığını anlayınca davadan çekilmek zorunda idi.

Avukatlık, Roma’da Cumhuriyet Döneminde, çok önemli bir meslekti. Örneğin,  Cesar, Roma Barosu’nda kayıtlı bir avukattı.

İmparatorluk döneminde, avukatlar topluluklar halinde örgütlenmeye başlamış, sonrasında barolar ortaya çıkmıştır. İlk baro Atina’da kurulmuştur.

Dünyanın en prestijli, gözde, onurlu mesleği iken, Avrupa’da, savunma hakkının olmadığı ortaçağda, avukatlık işlevsiz hale gelmiştir.

Ülkemiz açısından bakıldığında, 1839 Tanzimat Fermanı ve arkasından 1856 tarihli Islahat Fermanı ile birlikte, avukatlık mesleğinin başladığı ve baroların oluşmasının ilk adımının atıldığı kabul edilmektedir.

Ülkemizde çağdaş anlamda avukatlık mesleği ve baro örgütlenmesi Cumhuriyet ile birlikte gerçekleşmiştir.

1924 tarihli 460 sayılı Muhamat Kanununda yer alan, muhamat kelimesi avukatlık, muhami kelimesi de avukat olarak 1926 da değiştirilmiştir.

3499 sayılı Avukatlık Kanunundan sonra 1969 yılında yürürlüğe giren 1136 sayılı Avukatlık Kanununda avukatlık bir kamu hizmeti ve serbest  meslek olarak tanımlanmıştır. Kanuna göre avukat, yargının kurucu unsurudur.